İş Dünyası

Etkili Yönetici

Etkili yönetici kavramını biraz genişleterek işleyeceğim. Zira yönetici aynı zamanda bir insandır. Bunu unutmamalıyız. İyi bir yönetici evvela iyi bir insan olmalıdır. Ve bütün insanlar gibi idarecinin de işi haricinde, baş etmesi gereken kişisel sorunları vardır.

Arkadaşlar yönetici olmak kariyer yapmakta olan hemen her çalışan için bir içsel hedeftir. Kimileri bunu açık açık ifade eder, bu yolda çabalarını geliştirir. Kimileri de içinde tutar, arabesk bir gaye olur. İç geçirip durur.

Ama çoğu ortak bir yanlış izlenim ve beklenti peşindedir. Yönetici olduğumda rahat edeceğim. Sözüm geçecek. Hesap vermeyeceğim. Herkes bana saygı gösterecek. İstediğimde kızıp bağıracağım…

Her yönetici bilir ki; kariyer basamaklarını yukarıya doğru tırmandıkça, daha sakin, daha anlayışlı ve daha sabırlı olmak gerekecektir. Alt kademe bir çalışan iken kızıp, bağırıp olay çıkartmak, tavsiye edilmez ama daha kolaydır. Aynı çalışan yönetici olduğunda ise, kalkıp yumruk atacak kadar kızdığı bir insana gülümseyerek muamele edecektir.

Etkili Yönetici Neleri Yapmaz?

Hep yapmamız gerekenleri tartışıyoruz. Yapmamamız gereken o kadar çok şey var ki. Konuyla ilgili Gerçek Liderlik-01 başlığı ile yazdığım başlangıcı okumanızı tavsiye ederim.

Öncelikle hedefsiz kalmaz iyi bir yönetici.

Hem kişisel hayatınız ve hem de kurumsal faaliyetleriniz için, kısa orta ve uzun vadeli hedefler koyunuz. Bu hedeflere nasıl ulaşacağınızı da, tarif edip tanımlayınız. Sonra da bütün bunları ekibiniz ile paylaşınız.

Etkili yönetici kişisel stresini, kurumsal gerilim haline getirmez.

Yukarıda dedim ya! Yönetici de bir insandır. Elbet sıkıntıları, problemleri vardır. Hem de idarecisi olduğu birimin yada organizasyonun en mahremine hakim ve bu stresinde birincil hedefidir.

İşinizi çalışırken, aile ve sosyal hayatınızı dinlenirken, düşünüp yönetmeye özen gösteriniz. Eşinizle tartışmanızı, oğlunuzun sınav notlarını iş yerinizde düşünmeyiniz. İnsanız tabii ki, aklınızı kurcalar sizi bey huzur eder belki ama, yöneticisiniz. Bir çok insan sizinle, sizin dediklerinizi yaparak çalışıyor ve hepsinin eşi, çocuğu, komşusu var…

Aynı şekilde eşiniz sizinle iş sorunlarınızı paylaşmak için evlenmedi. Evladınız yaptığınız işe müdahil olamadı hiç bir zaman. Onların iş sorunlarınızla ilgili sorumlulukları da yok.

İş buyurmaktan kaçınmaz etkili yönetici.

İş buyurmak, işleri delege etmek yani, bir idarecinin asli vazifesidir. Yetki devretmekten ve sorumluluk atamaktan kaçınmayınız. Hangi işi hangi çalışanınıza vereceğinizi veya hangi yetkiyi hangi astınıza vereceğinizi iyi düşününüz. Elinizi çabuk tutunuz, net ve tutarlı olunuz.

Tedarik ve uzaklaştırma kullanmaktan çekinmez iyi bir yönetici.

Kendim yapayım, ben çalışayım, en iyi ben hallederim, bunlar beceremezler…..Gibi yaklaşımlara yöneticiliğin çukurları diyorum. Bu çukurlara düşmemek için etkili bir kadro oluşturmak şarttır. Dolayısıyla, işe alma, oryantasyon ve eğitim ile denetim çok önemlidir. Çaresiz kalındığında ise iş gören değiştirilir.

Merhamet, kendisini geliştirmeyen ve işine de yetemeyen bir çalışanı işten çıkarmaya engel değildir. Zira hem o kendi vasıflarına uygun bir iş bulur, mutlu olur ve hem siz yatırımcılarınızın ve diğer çalışanların haklarını koruyarak merhamet etmiş olursunuz.

Eksikliklerinizi kendi kendinize itiraf etmekten imtina etmeyiniz.

Dedim ya insanız hepimiz. Hiç bir insan mükemmellik iddiasında bulunamaz. İnsanın egoizm, narsizm ve kendini beğenmişlik zehirlerine bulaşması, onu kıymetsiz kılar.

Zaaflar astlarınız tarafından hemen algılanır. En cahili dahi farkında olmadan bu eksikliğinizi hisseder ve kullanır. Çalışanlarınızla aranızda ki saygı ve sadakat bağları esner ve zayıflar hatta bazen yok olur.

Sözünüz geçmez olur ve formal, atanmış bir müdürden ileri gidemezsiniz. Rasyonel ortamlarda, bu durum sürdürüle bilir değildir.

Eksikliklerinizi cesur, dürüst ve objektif bir bakışla tespit ediniz ve onarma, tamamlama yoluna gidiniz. Problemleri yok saymak veya bahaneler uydurarak onlarla beraber yaşamayı zorlamak sonunuz olur.

İyi bir yönetici erkini kötüye kullanmaz.

Oturduğunuz makam, işgal ettiğiniz mevki ve size tanınmış yetkiler şahsınıza münhasır değildir. Sizden evvel hepsinin sahipleri vardı, sizden sonra da olacak. Sadece şu an oradasınız ve şaşaa sizin iyi niyetlerinizi zehirlememeli.

Şahsi çıkar gözeten ve art niyetli uygulamalarınız, astlarınız tarafından algılanır. Doğru ve haklı olanın yanında olun. Adalet, hak ve hakkaniyetten sapmayın. Ekibinizin bu şekilde sizinle sağlayacakları ünsiyet ve hürmet bağları paha biçilemez değerdedir. Sizin başarılı olmanızın altın anahtarı budur.

Etkili yönetici görüşleri almaktan ve sorun dinlemekten çekinmez.

Çalışanlar size dört sebeple gelirler:

  • İş sorunlarını anlatmak için geldiklerinde ve durum usül açısından sakıncalı değilse dinlemek, hiç bir şey yapmasanız bile onları çok rahatlatır ve size bağlılıklarını arttırır. Sadakat verimlilik getirir.
  • Özel sorunlarını paylaşmak için de gelirler. Uygun buluyorsanız onları dinleyin. İnanın bir çok çalışan için, fikirleriniz inanılmaz değerlidir. Ailelerini kurtara bilir, çocuklarının tahsil hayatını düzelte bilirsiniz. Bu sayede size inanç ve güven geliştirirler ki direk etkinlikleri artar.
  • İş fikirlerini bildirmek için kapınız çalındığında kesinlikle zaman ayırın. Gerçekten inovatif yenilikler yakalayabilirsiniz bu şekilde. Yada çalışanın kendisini değerli hissetmesini sağlamış olursunuz. Fikirlerinin değerli bulunduğunu bilen personel üretimini çeşitlemdirir ve arttırır.
  • Sizi tebrik etmek, uyarmak, bir sorununuza ortak olmak veya sırf gözünüze görünmek için de gelebilirler. Halin icabına göre olumlu karşılayacağınız bu tip davranışlar, iş görenleri onure ettiği gibi, motivasyonlarını da arttırır.

Kapınız herkese açık olsun. Sekreteriniz çalışanlarınıza randevu vermekten çekinmesin. İnanın tersi işlerinizi daha da zorlaştıracaktır. Unutmayın her isteneni yapmak zorunda değilsiniz. Ama dinlemek zorundasınız. Hayır diyebilmek de bir erdemdir. Usulünü öğrenmelisiniz. Soru soran, talepte bulunan taraf; cevabın evet veya hayır olabileceğini bilir merak etmeyin…

Çalışanlarını devamlı yeren veya övenler, etkili yönetici olamazlar.

Eskiler derdi: “Bir adama kırk kere hırsızsın dersen hırsız olur gerçekten” Öfke kontrolünüzü test edin ve devamlı üzerinde durun. Yaygın endişe veya takıntı haliniz var ise profesyonel yardım alın.

Çalışanlarınızın hatalarını düzeltmek peşinde olun. Bu hataları her daim konu eder ve başına kakarsanız, sonuç sizin için verimsizlik olarak döner. Yıldırdığınız personelde iki tavırdan biri ortaya çıkacaktır.

Ya arsız olur. Artık ulaşamazsınız ve düzeltemezsiniz. Yada sizi gönlünden siler ve …mış gibi yaparak hayatına devam eder. İkiside sizin için verimsizlik ve başarısızlık demektir.

Etkili bir yönetici mobbinge başvurmaz. Bir personelinizle çalışmak istemiyor olabilirsiniz. Böyle bir durumda iş akdini usülüne uygun olarak feshedin. Yıldırma, süründürme, aşağılama vs gibi yollara asla başvurmayın.

Cevap yok.

Sizinde fikrinizi almak isterim