Kavramlar

Kayıp Hazinelerin Keşfi-02

Aynı yazı dizisinin ilkine -01 demiştim. Kayıp Hazinelerin Yeniden Keşfi-02 ise maddeler halinde, kaybolan kavramların muhteviyatı üzerine olacak. Bu dizinin yazıları birbiri ile alakalı ama aynı zaman diliminde yazılmayacağı için, bir künye oluşturup, takibini kolaylaştırayım istedim.

Önceki bölümde hazinelerimizin neler olduğundan ve nasıl kaybettiğimizden bahsetmiştim. Ayrıca bu kaybın toplumsal maliyetinin farkında olmak lazım demiştim. Yeniden keşfedilmesi bu değerlerin, ne kadar önemli bir kazanç olacak, anlatmıştım.

Artık tek tek anmaya başlaya bilirim. Sayın okuyucum burada yapmaya çalıştığım şey, eskimiş kelimelerin anlamlarını bir sözlük gibi açıklamak değildir. Okuyunuz, tam bir kişisel gelişim meselesidir. İnsanı insan yapan değerlerin şerhidir.

Basiret:

Hukuk derslerinden aklımda kalmış. ” Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.” (TTK madde18) Çok enteresan değil mi? Demek oluyor ki; ülkemizde ticaretle uğraşan herkes basiretli olmak zorunda.

Fakat sokaklara çıksak bir anket düzenlesek kelimenin anlamıyla ilgili, kaç doğru cevap alırız bilmem. Kayıp Hazinelerin Keşfi-02 ile diyorum ki; Basiret kayıp hazinelerimizden birisidir bulalım onu!

Tabiri caizse kalp gözüyle görebilmek anlamına geliyor. Yani vakıanın perdeli taraflarına inebilmek ve aslını kavrayabilmek. idrak sahibi olup, olacakları önceden fark etmek ve bugünü doğru planlayabilmek yetkinliğidir. Kişisel gelişim kitaplarından hangisinde basiret sahibi olun yazıyor merak ediyorum.

İnsanın iç dünyasını zenginleştirmesi, madde ve fizik aleminin ötelerine kolayca varabilecek şekilde ruhunu derinleştirmesi ve mana ifade eden ruh inceliği ile elde edilir basiret ve devamlı tekamül halindedir. Demek ki bilgi ve önsezi birleşir, basiret olur.

Birde menfi manada dilimizde çokça kullanılan bir deyiş var. “basireti bağlanmak” bu müspet halinden daha çok kullanılıyor! Doğruyu görememek, problemi çözebilecekken, fark edip harekete geçememek yada birine bir cevap vermek gerekirken tutulup kalmak gibi anlamları var.

İnsanı insan yapan önemli değerlerimizden değil mi? Sahip çıkalım, sahip olmaya çalışalım, hiç olmazsa kavramı, yazılarımızda ve konuşmalarımızda kullanarak bir farkındalığa yol açalım. Basiretli olalım…

Erdem:

Basiretin aksine erdem çokça kullanılır. Millet olarak çok hoşlandığımız bir erkek ismidir ayrıca.

Dünyanın gelmiş geçmiş bütün filozofları bu konuda düşünmüş, yazmış söylemiştir. Çünkü gerçekten insanlığın kurtuluşu bu minik, söylenişi güzel kelimenin muhtevasına kalmıştır!

Erdem, Kayıp Hazinelerin Keşfi-02′ de üzerinde duracağımız son kavram. O kadar kalınca altını çizmeliyiz ki, erdem öğrenilebilir. Erdem öğrenilebilir. Özel bir yetenek yada algı yada yetki gerektirmez. İnsan his dünyası ile öğrendiklerini ve tecrübelerini harmanlayıp devamlı yükselen değerlerle erdem sahibi olabilir.

Ne demektir peki?

İnsanın ahlak değerlerine karşı tam sahip ve saygılı olması, yüksek bir edep ve haya ile donanması, iyilik yapmayı sevip, karşılık gütmemesi, diğer insanlara ve insanlığa ve bütün canlılara ve doğaya faydalı olmaya çalışması hep erdemle olur.

Dürüst, adaletli ve alçak gönüllü olmak da erdemdir. Aşırılıklardan kaçınmak, sükunet ve dinginlik halinde bulunmak erdemin tarif bulduğu güzelliklerdir.

Yiğitlik, mertlik ve merhametli olmak erdem ile mümkündür. Çıkarları ardına düşüp insanlara haksızlık ve zulüm yapmamak mesela erdemdir. Harama göz dikmemek her anlamda, güvenilir ve sadık olmak erdem sahibinin özelliklerindendir.

Anlaşılan o ki; erdem konusunun sonu gelmeyecek. Daha fazla uzatırsam sizi de sıkarım endişesiyle burada bitirelim. Erdeme talip olalım….

Cevap yok.

Sizinde fikrinizi almak isterim